28 07 2011

Kırmızı bir gül

    Her gidene yarın birgün döner deme dönmez... Bekleyişlere yüklemişsin aşkını bekleme, o yarın hiç gelmez... Sen kendinden sorumlusun aşkta; o benim için ne yaptı denmez... Aşk kıymet bilirde tek kalbine konacağı insanı bilmez... (???)     "Unutma ki; YALNIZ olmak, yanlış YERDE ve yanlış bir KALPTE olmaktan iYiDiR..!" Charles Bukowsk     "Aşk bazen;    asla sahip olamayacağın birini sevmektir."    Boris Vian     Unutmayın diğer insanlar içinde, SiZ dünyanın GERi kalanısınız. Hepimizin sonu aynı son, hepimizin geleceği aynı gelecek hepimizin acıları kederleri sevinçleri aynı. Ne kadar çok birbirimize benziyoruz. Ve ne kadar çok birbirimize ayrı düşmüşüz. Kendi içimizi görebildiğimiz zaman ve kendimizle   ilgili her yönümüzü sevgiyle bağışlayabildiğimiz ve kucakladığımız zaman, diğer insanları ve dünyayı da kucaklayabileceğiz. Sevebileceğiz. Nilgün Nart         "Hayattaki en zor şey; geçeceğin köprülerle,   yakacağın köprüleri ayırt etmektir."    (David Russell)     ‎'' Peşimden koşan çok diye sevinme,   iktisat derki; fiyat düşünce talep artar ''       Sen yoksun. Boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanmayacağız ki. Boşuna bu nehir. Çırpınıp pırpırlanması. Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki. Uzar uzar gider. Boşuna yorulur yollar. Birlikte yürüyemeyeceğiz ki. Özlemlerde ayrılıklar da boşuna Öyle uzaklardayız. Birlikte ağlayamayacağız ki Seviyorum seni boşuna. ... Devamı

19 07 2011

mektup sende

,   En güzel gün ? Bugün. En kolay şey ? Hata yapmak. En büyük engel ? Korku, endişe. En büyük hata ? Yılgınlık. Bütün kötülüklerin kaynağı ? Bencillik. En güzel eğlence ? Çalışma. En kötü yenilgi ? Pes etme. En iyi öğretmen ? Çocuklar. En önde gelen ihtiyaç ? İletişim. İnsanı en mutlu eden şey ? Başkalarına faydalı olmak. En büyük muamma ? Ölüm. En berbat kusur ? Keyifsizlik, moralsizlik. En tehlikeli kişi? İki yüzlü, yalancı kişi. En kötü duygu ? Öfke, hınç. En güzel armağan ? Bağışlama. En elzem gereksinim ? Aile ocağı. En kısa yol ? Emin adım. En hoş duygu ? İç huzuru. En iyi sığınak, korunma ? Tebessüm. En iyi çare ? İyimserlik. Dünyanın en büyük gücü ? Umut. En gerekli kişiler ? Anneler ve Babalar. En yüce duygu ? Sevgi...     çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende.  Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende. Can Dündar   Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma. Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır aslında... (Nazım Hikmet)   Neden mi kaybettik? Çünkü; İkimizde ayni seyi düşündük.. Ben seni, sen kendini.     Kılıbık erkekle maço erkek arasında 10 dakika fark vardır. Kılıbık erkek karısının istediğini hemen yapar maço erkek 10 dakika sonra:))   Aptallar ne affeder ne unutur, saflar af... Devamı

07 07 2011

izin verin

  İzin verin, yaşam yeniden başlasın! Yeniden başlasın, aşk ateşi yansın… İsterseniz, her yeni gün her şeye sıfırdan başlayabilir, aşk ve sevgiyle istediğiniz her şeyi gerçekleştirebilirsiniz. Dünyayı yeniden keşfedemeyiz belki, ama keşfedilen yerleri başka bir gözle yeniden görebiliriz. Etrafınıza söyle bir bakın: Hep yürüdüğünüz sokaklar  dün yapraklarla kaplıydı, bugünse yağmurla ıslanmış. Yarın kim bilir neler olacak… Mevsimler bize aslında zamanın bile değişimde olduğunu, aynı noktanın bile sürekli gelişmekte olduğunu gösteriyor. Değişen sadece mevsimler mi? Biz de değişiyoruz. An be an, farkında olarak veya olmayarak kendimizi yeniden keşfediyoruz. Düşüncelerimizle, yaşadıklarımızla, yargılarımızla, gözlemlerimizle kendimizi geliştiriyoruz.    Her gün yeni bir güne uyanıyoruz. An be an kendimize kattığımız tecrübelerle bakış açılarımız değişiyor. Bizim için yeni keşifler başlıyor.    Kendinize izin verin…   Her gün kendimize değişen bakış açılarımızla bir şeyleri yapmak için izin veriyoruz. Ve bir bakıyoruz ki o günün realitesi, o gün kendimize izin verdiklerimizden oluşmuş. Yarın için bugünden temeller atılmış. Öyleyse her güne başlarken sorun kendinize: O gün için kendinize neler yapmak için izin veriyorsunuz. Sınırlarınızı, korkularınızı, bilinçaltına attığınız değerlerinizi fark edin. İşte benim bugün için ve sık sık diğer günlerde de tekrarlayarak, kendime izin verdiklerim;   Bugün kendime mutlu olmak için izin veriyorum. Bugün kendime eğlenmek için izin veriyorum. Bug&... Devamı

22 06 2011

22 haziran-22 temmuz yengeç burcu

benim burcum..     işte özelliklerinden küçük bir kısmı...   Yaşamlarındaki her konuda aşırı bir şekilde hassas, alıngan ve kuruntulu olan Yengeç'leri tanımlayan sözcük 'Hissederim' dir. Sorumluluk duyguları çok gelişmiştir.  Her işte olağanüstü olan ayrıntıcılıkları, işlerinde mükemmeliyetçiliği getirir. Ayni sorumlulukları karşılarındakilerden de beklerler. Yengeç'ler duygusallıkları ve duyarlılıkları ile tanınırlar. Çevresindeki her insandan da ayni hassasiyeti bekledikleri için, kolay geçinilir tipler değildir. İyi günlerinde neşeli, iyi kalpli, yardımsever, düşünceli ve anlayışlıdırlar. Fakat herhangi belirgin bir neden olmadan somurtkan ve alıngan olabilirler.  Yakınlarını ve arkadaşlarını çok sevmelerine karşın, bunu pek belli etmezler. Kendilerini herhangi bir şekilde inciten kişileri zor bağışlarlar ve yapılan hareketi asla unutmazlar. Yengeç'ler müziğe ve dinsel konulara karşı ilgilidirler. Sabırlı olan Yengeç'ler tartışmalardan kesinlikle hoşlanmazlar. Duygularını sessiz bir şekilde saklarlar.       Biraz çılgın, biraz üzgün ve olağanüstü hayallerle doludur Yengeç Kadınları... Evet, Yengeç Kadınlarını tanımlamaya böyle başlamak mümkün. Tabii bu arada en büyük erdeminin sabır olduğunu söylemeden geçmeyeceğim. Ancak, kendisini üzüntüye kaptırdığı zaman hemen harekete geçmeli, onu kendisinden uzaklaştırmanın bir yolunu bulmalısınız. Yoksa, öylesine derin bir biçimde içine kapanabilir ki... İşte bu noktaya gelmeden onu yakalamaya çalışmalısınız. Bebek gibi ü... Devamı

10 06 2011

seni kendim gibi seviyorum...

  Kötülük kökünü kurutacaksın.. Gönül havanına koyacaksın.. Sevgi tokmağı ile döveceksin.. İnsaf eleği ile eleyeceksin.. Gözyaşı ile hamur edeceksin.. ...Aşk ateşi ile pişireceksin.. Kanaat kaşığı ile yiyeceksin..   Hz.Mevlana     Aydınlamış bir varlık basitçe, hayatında artık herhangi bir soru olmayan bir adam demektir. Her şey çözümlenmiştir. Aydınlanmış bir adam demek, dışarıda ne olursa olsun: Başarı ya da başarısızlık, acı ya da zevk, yaşam ya da ölüm- sürekli olarak aynı sessizlik, huzur ve mutluluk halindeki bir adam demektir.   Aydınlanmış bir adam demek, senin de muktedir olduğun fakat hiç denememiş olduğun bir şeyi deneyimlemiş bir adam demektir. O günün 24 saati ışıkla doludur, neşeyle doludur, mutlulukla doludur. O neredeyse bir sarhoştur ilahi olanla sarhoştur. Onun yaşamı bir şarkıdır, onun yaşamı bir danstır, onun yaşamı bir neşedir. Onun mevcudiyeti rahmettir. Ve şayet onu tanımak istersen onunla birlikte olmak zorundasın. Onu dışardan izleyemezsin. Onunla yakınlaşmak zorundasın. Onun kervanına katılmalısın. Onun ellerinden tutmalısın Ondan beslenmelisin ve senin kalbine girmesine izin vermelisin. Ancak dışardan lütfen herhangi bir karakteristik bulmaya çalışma; bunların hepsi içsel deneyimlerdir. Ancak bazı işaretler her zaman için verilebilir. Aydınlanmış varlığa yaklaştıkça belli bir çekim gücü, muazzam bir çekim karizması olan bir merkez hissedeceksin.   Osho       kelimelerin bilmediğimiz manaları   Aşk : 1 sesli, 2 sessiz ve 2 aptaldan oluşan sözcük.   Nanosaniye : Trafikte ışığın yeşile dönmesi ve arkadaki hayvanın korna ç... Devamı

08 06 2011

hayatınız seçtiğiniz kadındır

  Karşımdasın işte...  Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.  Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.  Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.  Tıkandığım o an,  Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,  Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.  Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.  Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.  Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,  bitti artık hepsi...  Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.  Bakış açım belli oldu yine.  Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.  Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.  Dağlara çarptım her esişimde.  Yollara küfrettim her gidişinde.  Demiştim sana hatırlarsan:  “Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,  ‘zamanla bırakmamak’tır..”  Şimdi bana, geçen o zamanın  Unutulmaz sancısı kalır  Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?  Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...   Nazım Hikmet       Kelimelerin kuvvetini bilmeyen insanlarla esaslı bir konuyu konuşmak mümkün değildir. Konfüçyüs     Akıl yasama organı olabilir. Ama yürütmeyi mutlaka yüreğe bırakmalısınız..   Robin Sharma Cennet hazinelerinden bir hazine'' Eş'ari radıyallahu anhden, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana, sana cennnet hazinelerinden bir hazine göstereyim mi, dedi? Ben de,evet dedim. Lahavle vela kuvvete illa billah, (güç ve kuvvet sahibi ancak Allah'tır), dedi. Buhari ben sana aşka en yangın yanlarımı biledim bıçak ağzı yüreğiml... Devamı

28 05 2011

merhaba

      Hz. Lokman’a: - “Edebi kimden öğrendin?” diye sormuşlar. Şu cevabı vermiş: - Edepsizlerden.     Aşk öğrenilemez. Aşk geliştirilemez. Geliştirilmiş aşk, aşk bile olmayacaktır. O gerçek bir gül olmayacaktır, o plastik bir çiçek olacaktır. Bir şeyi öğrendiğinde, bu onun dışardan gelen bir şey olduğu anlamına gelir; o içsel bir gelişme değildir. Ve şayet aşk hakiki ve sahici olacaksa, o senin içsel gelişiminle olmak zorundadır. Yaşanması, anlaşılması gereken yegâne gizemdir.  Aşk anlaşıldığında sen tüm ermişleri ve dünyanın tüm mistiklerini anlamış olacaksın. O zor bir şey değildir. O senin kalp atışın ya da nefesin kadar basittir. O sana gelir, o sana toplum tarafından verilmez. Ve vurgulamak istediğim nokta budur: Aşk doğuştan gelir   OSHO-AŞIK OLMAK       Başı sonu 'sen' olan bir yolculuktu... Molalarda sen tüttürüldü sigaranın her nefes alış verişinde, çayın demine gözlerin diye bakıldı, bardağın ince beline sen diye sarılındı. Sen'den yola çıkılıp sana varıldı... Ah bu uzaklar... Herkesi, her şeyi benden götürüp seni bana getirseler. Ve sen gel-git(me)... Dur içimin kıyılarında, soluklan. Kal benimle anlamım olsun, gideceksen de sularının tenime değmişliği olsun... Ah bu uzaklar, bana uzak olsun! Özgür Gümüşsoy     Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama, Biraz duraksa, neler olup bittiğine anlam verme. Mutlaka yanlış bir şey oldu ve düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi. Ve varlığın ile buluşamadı Sorun yok, sadece bekle. Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir, Çi&ccedi... Devamı

25 05 2011

hayat sunulmuş bir armağandır insana

  Bir akıl hastanesi ziyareti sırasında,adamın biri sorar: Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz? Doktor: Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık,bir fincan ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız? Adam:Ooo!Anladım.Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova,kaşık ve fincandan daha büyük. "Hayır"der doktor. Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.   ''Sadece size sunulanlar dışında çözüm bulmaktır akıl.''     ‎"Kötü bir niyeti yoktu aslında, sakarlık işte. kalbimi kırdı gitti".   İ.Berk         Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak... Devamı

23 05 2011

içimden bir ses diyor ki

  İÇİMDEN BİR SES DİYOR Kİ; Artık yaşamın çekilmez bir hal aldıysa. Yaşamındaki SENİ MUTSUZ eden her şeyi değiştirmek için hazır istekli ve kararlı olmalısın. İŞTE o zaman Yaşamın HERAN yeni olanla dolup taşar ancak, SEN yeniye yer açmak icin onu KENDİNE albilmek için eskiyi boşaltman gerekir.   Boşaltma işlemi çok ACI verici olabilir. Yılların ACI ve Tatlı anılarını birikimlerini Bir çırpıda BIRAKMAK çöpe ATMAK zor gelebilir.. Eskilerden temizlenip arınırken, BAZAN O kadar kötü hissedersin ki tutunacak hiçbir şeyin olmadığını, yalnız olduğunu ve herşeyden mahrum kaldığın duygusunu deneyimleyebilirsin VE Kendini KAYBOLMUŞ Hissedebilirsin. YAŞARKEN ÖLMÜŞ GİBİ OLABİLİRSİN Yaşam tamamen bitmiş ve hiçbir anlamı yok gibi gelebilir ve ellerini çaresizlik içinde kaldırıp PES etmek isteyebilirsin.   Büyük bir düşüş yaşayabilirsin.. Eğer böyle bir dönemden geçiyorsan Şunu farket ki bu, yeniyle doldurulabilmen için eskinin boşaltılması İŞLEMİDİR. VE bu Yenilenme ve DEĞİŞİM için GEREKLİDİR ASLA ümidini kaybetme, tam tersine tamamen boş ve herşeyden arınmış olana dek DAYAN.. KENDİ KÜLLERİNDEN KENDİNİ Yeniden YARAT... YENİDEN DOĞ.. İşte o zaman SENİ SEVEN SANA DEĞER VEREN, SENİN SEVDİĞİN SENİN DEĞER verdiğin MUTLU BİR YAŞAMIN TEMELLERİNDE ve yeniliğinde gerçeğin içinde herşeye yeniden başlayabilirsin. BENİMLE ..YANİ KENDİNLE ..YANİ ..AŞKLA.. Ve yeniyle dolarken, İÇİNDEKİ ÇOCUĞU ÖZGÜR BIRAKIP.. Tüm BAĞIMLILIKLARINA SON vererek.. küçük bir çocuk gibi olabilir ve bu yaşamın mucizevi harikalığının tümüyle keyfini çıkarabilirsin... ... Devamı

13 05 2011

ne olursan ol!!

  Ne Olursan Ol Paranı ver, gönlünü ver, canını ver Ama SIRRINI VERME! ... Günlerini say, kazancını say, büyüklerini say Ama YERİNDE SAYMA! ... İşini beğen, aşını beğen, eşini beğen Ama KENDİNİ BEĞENME! ... Emek ver, kulak ver, bilgi ver Ama SAKIN BOŞ VERME! ... Fidan büyüt, çocuk eğit, yoksul besle Ama KİN BESLEME! ... Davet et, hayret et, ülfet et, affet Ama İHANET ETME! ... Kitap oku, meslek oku, dünyayı oku Ama LANET OKUMA! ... Sınıfını geç, hayatını seç, rakibini geç Ama GÜLÜP GEÇME! ... Gönül al, dost al, yoldaş al Ama BEDDUA ALMA! ... Yaklaş, tanış, konuş, uzaklaş Ama UŞAKLAŞMA! ... Doğrul, sayrıl, evril, devril Ama EĞRİLME! ... Hislen, tasalan, seslen, uslan Ama PASLANMA! ... İtil, ütül, atıl, katıl Ama SATILMA! ... Hz. Pir Mevlana (k.s.)     Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına. Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır. Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. Hayatı sevdiğinle, gerçekten sevdiğinle delice, çılgınca yaşayacaksın... Nasıl mı? Sevdanı, yüreğini , onun ne kadar değerli olduğunu avaz avaz haykırıp, dünyalara sığdıramayacaksın sevdanı.... Onu nefesin kadar yakın, yüreğin kadar büyük, aşkın kadar ömrülük göreceksin..... İŞTE O ZAMAN SANA O HAYATIN EN BÜYÜK ARMAĞANI OLAN AŞKI SEVDİĞİNDE GÖRÜRSÜN...     Aşkın Şems Hâli... ! Güneş ve Ay... ! Birimiz doğar Birimiz batardı doğudan, Ama yörüngelerimiz Şaşmadı hiçbir zaman... Uzaktan da olsa D&ou... Devamı