03 10 2011

karmakarışık

Ömrü gurbette geçenler gibiydim senin yanında Duymadın mı, çok söyledim? O uzun gurbette, Ben senin “adalet” diye diye nasıl unufak olduğunu gördüm. Göre göre, duya duya, yine de bigane olarak her şeye. Bilmedin ki; ben senin gurbetine delirmemek için kalbimin aklıyla ördüğüm yıldızlı bir kubbede yaşadım. Tecellinin içinde ecel durur sevgilim, görmedin mi? Adaletin içinde zalim durur.   yol-Birhan Keskin     Aşk tesadüfleri sever Kader ayrılıkları Yıllar geçmeyi sever İnsan aramayı Güller açmayı sever Zaman soldurmayı Eller birleşmeyi sever Yollar ayrılmayı Herkes geçmişi öder Bir yol ayrımında Başlamak istersen Yeni bir hayata Gölgeni yedek Bırak ardında Hayat tekrarları sever Yeniden başlamayı Kuşlar dalları sever Kanatlarsa uçmayı     aşk tesadüfleri sever-Murathan Mungan       Nasıl bittiyse bundan öncekiler  Bu da biter.  Bite bite  Sonunda ben de biterim  Olur biter.   Aziz Nesin     Nedendir bilemiyorum; Sana bakınca kendimi görüyorum, sana gelirken kendimden gidiyorum; senden giderken kendime gelemiyorum"   oruç aruoba İçimizde bu kadar perişan hâle getirilmeseydik;   Dışımızda bu kadar hürmetsizliğe uğramayacaktık.   N.F.Kısakürek       Kalbim aç, yüzüm yok, hüzün var.   Kapım açık, zilim yok, dilim lâl.   Aklım kaçık, zihnim yok, fikrim dar.... Devamı

22 09 2011

rakamların gizemi

          Biz önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık, Sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular, toparlanamadık...   Y. Güney     NewYork'ta, Brooklyn Köprüsü üzerinde dilenen kör bir dilenci bir gün, bir şairin dikkatini çeker. Dilencinin boynunda asılı bir tabela vardır. Şair, dilenciye günlük kazancının ne kadar olduğunu sorar. Dilencide sekiz - on dolar kadar olduğunu söyler. Bunun üzerine şair, dilencinin boynuna asılı tabelayı ters çevirerek bir şeyler yazar; 'Şimdi buraya senin kazancını arttıracak bir şeyler karaladım.  Bir hafta sonra yanına geldiğimde bana sonucu söylersin' der ve oradan ayrılır. Şair, bir hafta sonra dilencinin yanına uğrayıp kendini tanıtınca dilenci; 'Bayım size ne kadar teşekkür etsem azdır. Bir haftada kazancım ikiye katlandı. Çok merak ediyorum tabelaya neler yazdınız?' Bunu üzerine şair gülümser ve: 'Tabelada - Doğuştan körüm, yardım edin - yazıyordu.     Bense - Bahar gelecek,   ama ben yine göremeyeceğim - diye yazdım' der.   -İfade fark yaratır-       Bu şehre hep mi yağmur yağar yâr'la karışık? Ya da hep mi ayrılık yağar aşkla karışık?     Çok doğru bir sözdür! ... İnandığınız gibi yaşamazsanız…  Yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.  Hz.Ömer     Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz? Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.   Whoopi Goldberg     Hayatta en kolay şey, insanın kendini aldatmasıdır; ... Devamı

17 09 2011

paramparça

  Paramparçayım gel sen onar beni   Topla aynalardan eski gölgemi   Mehmet Akif İnan     Bir zamanlar, büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten kralın dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, her şeyin en güzelini, en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için, onu çok kıskanır,üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onun yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe olan birinci eşiymiş kralın. Onu en çok seven, karşılık beklemeden seven, sağlığına ve hükümranlığına en büyük katkıyı sağlayan bu eşi olmasına rağmen, kral bu eşini hiç sevmez ve onunla hiç ilgilenmezmiş. Bir gün kral ölümcül bir hastalığa yakalanmış. Yakında öleceğini anladığı ve öldükten sonra yalnız kalmaktan çok korktuğu için, eşlerinden hangisinin ölüm yalnızlığını kendisi ile paylaşmak isteyebileceğini öğrenmek istemiş. En çok sevdiği dördüncü eşine, "Ölüm yolculuğunda bana eşlik etmek ister misin?" diye sorduğunda, aldığı yanıt kalbine bir bıçak gibi saplanan, kısa ve net, "Mümkün değil!" olmuş. "Hayatim boyunca seni sevdim, sen benimle birlikte ölmeyi kabul eder misin?" sorusunu üçüncü eşi, "Hayır, hayat çok güzel. Sen ölünce ben yeniden evleneceğim.&q... Devamı

17 09 2011

BİLİYORMUYDUNUZ?

  • Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde, midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini… • Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek oturulup yenildiğinde, su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden kalkılacağını… • Yemek yerken yemeğin ortasında su içildiğinde içilen suyun yenilen gıdaların sindirilmesine, gerekli vitaminlerin emilmesine katkıda bulunduğunu ve midede doygunluk hissi vererek az yemeye vesile olduğunu… • Oturularak ve en az 3 yudumda içilen su, dil ve ağız bölgesinde daha fazla duraksadığından tükürük bezleri için gerekli olan suyun emilimini artırıp anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip tükürüğün salgılanmasını artırarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunduğunu • Uyurken sağ yana dönüp yatıldığında solda olan kalbimizin daha rahat çalışmasına neden olarak, kalbi yormadan dinlenmiş bir vaziyette kalkılabileceğini… • Tuvalete girerken sol ayakla ilk adım atıldığında kaygan olan zeminde ayağın kayması durumunda sola göre daha güçlü olan sağ ayağın düşmeyi engelleyerek vücudu dengelediğini • Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmenin kan dolaşımını hızlandırıp sıcak sudan dolayı genleşmiş olan damarların içindeki kanın aktivasyonunu artırarak tansiyon düşüklüğünü önlediğini ve savunma mekanizmasını gü&cc... Devamı

07 09 2011

hayata mola

  İçerdeki ışık açıksa ,    Dışardaki karanlıktan KORKULMAZ. Cavit Çağ     Şimdi hangi kuyu hüznüme sığınak olur, hangi kervan sıratıma istikamet olur.. Adı "Aşk" olan hangi gömlek yırtılmadan AR ve Af iffetiyle d/okunur..     Ne etrafınızı kıracak kadar sert, ne de karşınızdakilere cesaret verecek kadar yumuşak olunuz.   Sadi Şirazi           İnsan ihtiyaçlarını aramak için bütün dünyayı dolaşır   ve onu bulmak için evine döner.         Bir hadisinde, dört grup insandan bahsediyor   Peygamber Efendimiz (s.a.v):  1. Çabuk öfkelenen, geç affeden,  2. Çabuk öfkelenen, çabuk affeden, 3. Geç öfkelenen, geç affeden,  4. Geç öfkelenen, çabuk affeden...  Sonra bu dört grup insan arasında en hayırlısını ve en şerlisini bildiriyor: “En şerlisi çabuk öfkelenen, geç affedenler.   En hayırlısı ise geç öfkelenip çabuk affedenlerdir.”     Tek Tesellim Bir Bardak AŞK..   Ama Kalbimdeki İftar'a Mahşer Var !         “Sen aklıma düşünce bir rüzgar duyarım, dolar içime,   Ve göğsümde bir pencere hızla çarpar.” Buket Uzuner       “İnsanlar dağların zirvelerini,  denizin dalgalarını, büyük nehirleri  ve zengin okyanusu temaşa ederler;  fakat en büyük mucize olan kendilerini  görmeden geçip giderler.”   Saint Augus... Devamı

06 09 2011

iyimser

iyimser |  görsel 1

FIRTINA   Bak işte yaklaşıyor fırtına  Bak yine yükseliyor dalgalar  Yollardan sonra  Yıllardan sonra  Şarkılar söylüyor çocuklar  Yollardan sonra  Yıllardan sonra  Yeniden yanyana onlar  Ne geçmiş tükendi  Ne yarınlar  Hayat yeniler bizleri  Geçse de yolumuz bozkırlardan  Denizlere çıkar sokaklar   Murathan Mungan       Dürüstlük hayat kitabının ilk bölümüdür. İlk bölümü atlarsan kapat kitabın kapağını gitsin.         inanan insanın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü herşeyden geniştir, nefsi herşeyden alçak. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı gussası uzundur, düşünmesi derin, susması fazladır. Vakti yoktur, çok şükreder, çok sabreder, düşünceye dalmıştır. İhtiyacı olanları görünce, kendi ihtiyacını hatırlamaz bile. Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref bakımından serttir, huy bakımından yumuşak.. Hz.Ali     Biraz bilmek tehlikelidir ya derinliklerden iç, ya da bilgeliğin tadını tatmaya kalkma; çünkü sığ sular beyni zehirler, bol sular insanı temizler.   Alexander Pope       ‎"Hayatta kimseye güvenmeyeceksin."    DEMEK saçmalıktır inan.   AMA kime " iKi defa güveneceğini " HESAPLAMALI insan. V. Hugo       Bir şey yaşıyorsan, yapıyorsan tam olmalıdır.   Nasıl gerekiyorsa öyle yaşaman gerekir. Doğa bu konuda çok iyi bir öğretmendir. Yağmur... Devamı

04 09 2011

..............

    Hadi kalk gidelim hüznüm, bir kuru ekmekle ömre mahpus payı verildi. Ve işte eylülde geldi... Bir kelâm öteye geçme vakti,  bir mutluluk öteye göçme vakti. Vakit aşka hicret vakti... S/al hüznü eylülün elinden.     Benim Hayatımı Yargılamadan önce .. Benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, Sokaklardan,dağ ve ovalardan geç . Hüznü,acıyı ve neşeyi tad... Benim geçtiğim senelerden geç, ...Benim takıldığım taşlara takıl, yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, Benim gittiğim gibi !! Ancak ondan sonra, Beni yargılayabilirsin !!     Ruhunu genç tutmak istiyorsan,  Hem acıda, hem tatlıda her şarta  SU gibi akarak yaşamın kendisi olacaksın…  Biliyorsun ki DURDURULAN su kokar.. Cavit Çağ     Bir gün bir adam Hasan Basrî rh.a. hazretlerine gelerek, – Falan kimse senin gıybetini yapıyor, hoşuna gitmeyecek sözleri arkandan konuşuyor, dedi. Hasan Basrî hazretleri, sözü edilen o adama bir tabak yaş hurma gönderdi ve şöyle dedi: – Duyduğuma göre iyiliklerini, sevaplarını bana hediye etmişsin. Ben de onlara karşılık bu hurmaları hediye etmek istedim. Hediyenin tam karşılığını vermeye güç yetiremiyorum, bunun için beni mazur gör     Ne garip değil mi ? Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru, Sevmediğimiz insanın her doğrusunda bir yalan ararız...       Asıl sevgi özden sevgidir. Kalpte, yürekte, gönülde olan sevgidir. Aşk’a giden yoldaki küçük egzersizlerdir sevgiler. Sevdaların birer numûnesidir. Gerç... Devamı

16 08 2011

bugünün dikeni yarının çiçeğidir

  ‎çözüldü aşkın zarif ilmeği bulandı aynalar duruluğu. çok gizli bir doğru gecenin toyluğunda bilmedik çekenin yanlış bir uzaklık olduğunu.. yabancıların en yakınıydın sen!" n.marmara     Bir zamanlar birisi Allah'tan bir çiçek ... ...ve bir kelebek diledi. Fakat Allah bunların yerine ona bir kaktüs ... ... ve bir tırtıl verdi. Adam üzgündü, neden dileği yanlış anlaşılmıştı, bir anlam veremiyordu. Sonra şöyle düşündü: Allah'ın ilgilenmesi gereken o kadar çok insan var ki ... Ve sorgulamamaya karar verdi. Bir zaman sonra, adam öylece bıraktığı dileğinin ne durumda olduğuna bakmaya gitti. Fakat gördüklerine inanamadı: dikenli ve çirkin kaktüsten güzel bir çiçek ortaya çıkmıştı. Ve göz zevkini bozan tırtıl harika bir kelebeğe dönüşmüştü. Allah ne yaptığını bilir. O’nun yolu HER ZAMAN en doğrusudur, bize tamamen yanlış görünse bile. Eğer Allah'tan bir şey isterseniz ve O size başka bir şey verirse, GÜVENİN. O’nun her zaman size ihtiyaç duyduğunuz şeyi uygun zamanda vereceğine emin olabilirsiniz!   İstekleriniz ... ... her zaman ihtiyacınız olan şeyler değildir ! Allah dileklerimizi her zaman yerine getirir, o yüzden kuşkulanmadan veya şikayet etmeden O’na inanmaya devam edin. Bugünün DİKENİ ... ... Yarının ÇİÇEĞİDİR     Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep.. Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır edep.. Eyvallah kelimesi üzerine kafa yormaktır.. Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir edep.. İnsan ayrımı yapmamaktır.. Aşırılığa gitmeme... Devamı

10 08 2011

hayırlı ramazanlar.

Somali'de 6 dakika'da bir çocuk kıtlıktan ölüyor. Somali'ye 5 lira yardım için:   AFRİKA yaz 5601 - (Diyanet)    AFRİKA yaz 2868 - (Kızılay)    AFRİKA yaz 3072 - (İHH)    ACLIK yaz 5777 - (Kimse Yok Mu?)'ye gönder.    (Tüm operatörler için geçerlidir.)   Türkiye'den yardım götüren uçakları, semalarında gören Somalilerin tepkisini Kızılay Başkanı anlattı: ‘Türk uçakları geliyor’ diye secdeye kapanıp, Allahu Ekber nidaları atıldı.     Yatağıma uzanmış, kenarda üst üste duran kitaplara bakıyorum. Sayfalar boyunca sana ulaşmaya dair tek bir satıra rastlamadım. -Tarık Tufan-   Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir.   Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir.   Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir.  -Francis Bacon-   Küçükler ot gibidir, büyükler ise rüzgar:    Rüzgar ne yöne eserse, otlar o yöne eğilir.   Bir olgunluk sorunudur aşk; kolay olsaydı herkes âşık olurdu.   -Server Tanilli-     ve seni seviyorum demek yetmez aşıga dünyayı ikiye bölüp tam ortasında piknik yapmak ister onunla sonra bir yürüyen merdivenle bulutlara gitmek ister onunla ayrı ayrı bülütlara uzanıp elini tutmak ister doyasıya izlemek ister geceyi yıldızları seni seviyorum demek yetmez aşıga kanatlanıp uçu verir bir anda..   S.Kaçmaz   Sonu varmıydı bilmiyorum.   Aslında ne sonu vardı ne başı Biz direk, Ayrılıktan başladık bu aşka,   ... Devamı

04 08 2011

hayırlı ramazanlar

5 lira yardım için: AFRİKA yaz 5601 - (Diyanet)   ACLIK yaz 5777 - (Kimse Yok Mu?)   AFRİKA yaz 3072 - (İHH)    AFRİKA yaz 2868 - (Kızılay) 'a gönder.    ( Tüm operatörler için geçerlidir )     Sevgi(kulluk) düşünce ve manadan ibaret olsaydı bize oruç ve namaz lüzumlu olmazdı. Bağlılık ve sevgiden bir eser olsun diye dostlar birbirine armağan sunarlar. O armağanlar bağlılığın ve sevginin şahitleridir. Yani onlarda samimiyet ve beraberlik gizlidir. O ihsanlar gönülde meydana gelen sevginin görünen şahitleridir. Mevlana     Paslanan her şeyin bir cilası vardır. Kalbin cilası "Estağfirullah" demektir." Hadis-i Şerif     Anladım ki susmak bir cüsse işi…Derin denizlerin işi… Sığ suları en hafif rüzgârlar bile coşturabiliyor.. Derin denizleri ise ancak derin sevdalar… Derin denizlerin sükutu büyüler beni. İçimi bir heybet hissi kaplar. Benliğimi hasret duyguları istila eder. Kalbim ürperlerle dolar. Dalgalı denizler, durgun mavi denizler kadar heybetli gelmez bana. Göklerin suskunluğu da öyle. Gök gürlemeleri, mavi derinliklerin heybetini siler diye düşünmüşümdür hep. Sükut her zaman daha manalı, daha derindir. Kalbe sözden çok sükuttan manalar akar. İnsan evrendeki sükutu anlayabilseydi, kim bilir belki de söz olmayacaktı. İnsanlar sükutun dilinden anlayacak, derin ve manalı bakışlarla konuşacaklardı. Ve ses, sükutun heybetini bozamayacaktı. Konuştuğum zamanlar hep acze düşmüşümdür de ondan kelama sarılmışımdır. Evrendeki her varlıkta sükutu bir süs, bir hikmet olarak alg... Devamı